Modül 6 · Risk Yönetimi
Risk Yönetimi Neden Her Şeyden Önemli?
Risk yönetimi, her işlemde ne kadar kaybetmeyi göze aldığını önceden belirleyip buna uymaktır. Önemi matematikten gelir: kayıplar ve kazançlar simetrik değildir — %50 kaybeden birinin başa dönmesi için %100 kazanması gerekir. Bu yüzden ayakta kalmak, isabetli tahmin yapmaktan önce gelir.
Borsa eğitimi arayan çoğu kişi teknik analizden başlar. Formasyonlar, indikatörler, alım sinyalleri... Risk yönetimi ise sıkıcı görünür ve genelde atlanır.
Oysa sıralamayı belirleyen basit bir gerçek var: kaybetmeyi durdurmadan kazanmaya başlayamazsınız.
Kayıptan dönüş matematiği
Bu tablo, risk yönetiminin neden pazarlık konusu olmadığını tek başına anlatır:
| Kaybınız | Başa dönmek için gereken kazanç |
|---|---|
| %10 | %11 |
| %20 | %25 |
| %33 | %50 |
| %50 | %100 |
| %70 | %233 |
| %90 | %900 |
Kayıp büyüdükçe geri dönüş orantısız şekilde zorlaşır. Sebebi basit: kaybettikten sonra elinizde daha küçük bir sermaye kalır ve o küçük sermayeyle aynı tutarı geri kazanmanız gerekir.
100.000 TL'niz varken %50 kaybederseniz 50.000 TL kalır. Başa dönmek için 50.000 TL daha kazanmalısınız — yani elinizdekinin tamamı kadar.
Bu asimetri yüzünden deneyimli yatırımcılar "en çok ne kazanabilirim" değil, "en kötü senaryoda ne kaybederim" sorusuyla başlar.
Art arda kayıp normaldir
İyi bir stratejinin bile isabet oranı %40-60 bandındadır. Bu şu demek: art arda kaybetmek istisna değil, beklenen bir durumdur.
İsabet oranı %50 olan bir stratejide, 100 işlemde arka arkaya 6-7 kayıp görme ihtimali oldukça yüksektir. Bu bir arıza değil, olasılığın doğal sonucudur.
Buradan iki sonuç çıkar:
- Bir kayıp serisi stratejinizin bozulduğu anlamına gelmez. Strateji değiştirmek için bir kayıp serisi yeterli sebep değildir.
- Ama pozisyon büyüklüğünüz o seriye dayanacak kadar küçük olmalıdır. İşlem başına sermayenin %20'sini riske atan biri, 5 üst üste kayıpla biter.
İşlem başına risk kuralı
Yaygın kabul gören kural: tek işlemde sermayenin %1-2'sinden fazlasını riske atma.
Nasıl bir fark yarattığını görelim — 10 üst üste kayıp senaryosunda:
| İşlem başına risk | 10 kayıp sonrası kalan sermaye |
|---|---|
| %1 | %90 (toparlanabilir) |
| %2 | %82 (toparlanabilir) |
| %5 | %60 (zor) |
| %10 | %35 (neredeyse imkânsız) |
| %20 | %11 (bitti) |
%1 riskle çalışan kişi 10 kayıptan sonra hâlâ oyundadır ve stratejisini uygulamaya devam edebilir. %20 riskle çalışan kişinin geri dönüşü yoktur.
Burada asıl kazandıran şey isabet değil, hayatta kalmaktır. Oyunda kaldığınız sürece stratejinizin uzun vadeli beklenen değeri işlemeye devam eder.
Riskin üç bileşeni
Bir işlemde riskinizi belirleyen üç şey vardır ve üçü birbirine bağlıdır:
- Sermayenizin yüzde kaçını riske atıyorsunuz? (risk yüzdesi)
- Nerede yanıldığınızı kabul edeceksiniz? (stop seviyesi)
- Kaç lot alıyorsunuz? (pozisyon büyüklüğü)
Bu üçünden ikisini siz belirlersiniz, üçüncüsü hesapla çıkar. Çoğu yeni yatırımcı tam tersini yapar: önce "şu kadar lot alayım" der, stopu sonra düşünür, riski hiç hesaplamaz.
Doğru sıra şudur: risk yüzdesini belirle → stopu teknik olarak belirle → lot adedini hesapla. Hesabı risk ve pozisyon büyüklüğü aracıyla yapabilirsiniz.
Riski büyüten yaygın davranışlar
Zarar eden pozisyona ekleme yapmak ("maliyet düşürme"). Düşen bir payda alım yaparak ortalama maliyeti indirmek cazip görünür. Ama bunu yaparken riskinizi de büyütürsünüz: baştan yanlış olan bir tezde daha büyük pozisyonla durursunuz.
Stopu kaydırmak. Fiyat stopa yaklaşınca "biraz daha bekleyeyim" demek, planlı küçük zararı plansız büyük zarara çevirir.
Kaldıraç. Kaldıraç kazancı büyüttüğü kadar kaybı da büyütür ve tasfiye riski ekler. Risk yönetimini oturtmadan kaldıraca yaklaşmayın.
Tek paya yığılmak. Sermayenin tamamını tek bir şirkete koymak, o şirkete özgü bir haberde tüm portföyün çökmesi demektir. Bunu çeşitlendirme dersinde ele alacağız.
Özetle
Risk yönetimi, kazancınızı sınırlayan bir fren değil; oyunda kalmanızı sağlayan şeydir. Piyasada uzun süre kalan yatırımcıların ortak özelliği en iyi tahminleri yapmaları değil, kötü tahminlerinin onları oyundan çıkarmamasıdır.
Bu derste ne öğrendin?
- Kayıptan dönüş matematiğinin neden asimetrik olduğunu açıklayabilmek
- Art arda kayıp serilerinin normal olduğunu ve buna göre planlama yapmayı kavramak
- Risk yönetiminin bir kısıt değil, oyunda kalma koşulu olduğunu anlamak