Modül 6 · Risk Yönetimi

Çeşitlendirme ve Korelasyon

Çeşitlendirme, sermayeyi birbirinden bağımsız hareket eden varlıklara dağıtarak tek bir olayın portföyü çökertmesini engellemektir. Etkisini belirleyen şey pay sayısı değil korelasyondur: aynı sektörden on farklı şirket almak çeşitlendirme değil, aynı riski on parçaya bölmektir.

"Tüm yumurtaları aynı sepete koyma" herkesin bildiği bir söz. Ama uygulamada çoğu kişi sepetleri değil, sadece yumurtaları çeşitlendiriyor.

İki tür risk

Sistematik olmayan risk (şirkete özgü)

Tek bir şirketi ilgilendiren risk: yönetim hatası, fabrika yangını, davalar, kötü bilanço, muhasebe skandalı.

Bu risk çeşitlendirmeyle azaltılabilir. Portföyünüzde 10 şirket varsa, birinde yaşanan felaket portföyün yalnızca bir bölümünü etkiler.

Sistematik risk (piyasa riski)

Tüm piyasayı etkileyen risk: faiz kararları, kur şoku, jeopolitik gelişmeler, küresel resesyon.

Bu risk çeşitlendirmeyle yok edilemez. Piyasa topluca düşerken 30 farklı pay tutmak sizi korumaz. Bu riske karşı korunma yolu pay sayısını artırmak değil, varlık sınıflarını çeşitlendirmektir.

Asıl mesele: korelasyon

Korelasyon, iki varlığın birlikte hareket etme derecesidir. −1 ile +1 arasında değişir:

Korelasyon Anlamı Çeşitlendirme faydası
+1'e yakın Birlikte hareket ederler Yok denecek kadar az
0'a yakın Bağımsız hareket ederler Yüksek
−1'e yakın Ters hareket ederler En yüksek (ama getiriyi de sınırlar)

İşte bu yüzden portföyünüzde kaç pay olduğu tek başına anlamsızdır.

Üç banka, iki holding ve bir sigorta şirketinden oluşan altı paylık bir portföy çeşitlendirilmiş görünür. Ama bu şirketlerin hepsi faize duyarlıdır — faiz kararı geldiğinde altısı da aynı yöne gider. Gerçekte tek bir bahis yapmışsınızdır.

Sağlama sorusu: "Yarın sabah X haberi çıksa, portföyümün yüzde kaçı aynı anda düşer?" Cevap %70'in üstündeyse çeşitlendirilmiş değilsiniz.

Gizli yoğunlaşmalar

Aynı riske farkında olmadan yığılmanın yaygın biçimleri:

  • Sektör yoğunlaşması: Hepsi bankacılık, hepsi perakende, hepsi havacılık.
  • Faktör yoğunlaşması: Hepsi ihracatçı (kur), hepsi borçlu (faiz), hepsi emtia bağımlısı.
  • Holding çakışması: Farklı sandığınız iki şirket aynı ana ortağa bağlı olabilir.
  • Fon çakışması: İki farklı fon aldınız ama ikisi de aynı büyük payları tutuyor.
  • Ülke yoğunlaşması: Portföyün tamamı tek bir ülkenin makro riskine bağlı.

Kaç varlık yeterli?

Araştırmalar, şirkete özgü riskin büyük kısmının 15-25 farklı ve düşük korelasyonlu varlıkla giderildiğini gösteriyor. Bunun ötesinde eklenen her varlığın katkısı hızla azalır.

Ama bireysel yatırımcı için gerçekçi bir sınır daha var: takip edebileceğinizden fazla varlık tutmayın.

30 şirketin bilançosunu, haberlerini ve genel kurul kararlarını izlemek tam zamanlı bir iştir. Takip edemediğiniz bir pozisyon, çeşitlendirme değil dikkatsizliktir.

Portföy büyüklüğü Uygun yaklaşım
Küçük, yeni başlangıç 3-6 pay veya doğrudan endeks fonu
Orta, düzenli takip 8-15 pay, farklı sektörlerden
Büyük, aktif takip 15-25 pay + varlık sınıfı çeşitlendirmesi
Takip zamanı yok Endeks fonu — tek üründe geniş çeşitlendirme

Aşırı çeşitlendirmenin bedeli

Çeşitlendirme bedava değildir. 40 paya yayılmış bir portföyde:

  • En iyi fikirlerinizin etkisi silinir
  • İşlem maliyetleri artar
  • Takip imkânsızlaşır
  • Sonuçta endeksi taklit edersiniz — ama daha yüksek maliyetle

Bu durumdaysanız doğrudan endeks fonu almak daha ucuz ve daha etkilidir.

Çeşitlendirme risk yönetiminin yerine geçmez

Bu dersin en kritik uyarısı: çeşitlendirme, pozisyon büyüklüğü ve stop kullanımının alternatifi değildir.

Her biri %1 riskle açılmış 10 pozisyonunuz varsa toplam riskiniz %10'dur — ve bunlar korelasyonluysa hepsi aynı anda gerçekleşebilir. Bu yüzden deneyimli yatırımcılar portföy düzeyinde de bir tavan koyar: aynı anda açık toplam risk %5-6'yı geçmesin.

Yani çeşitlendirme "daha fazla pozisyon açabilirim" demek değil; aynı toplam riski daha az bağımlı parçalara bölmek demektir.

Bu derste ne öğrendin?

  • Sistematik ve sistematik olmayan riski ayırt edebilmek
  • Korelasyonun çeşitlendirmenin gerçek belirleyicisi olduğunu kavramak
  • Kaç farklı varlığın yeterli olduğunu ve aşırı çeşitlendirmenin maliyetini bilmek